Türk futbolunun üzerine çöken şike karanlığında en ağır darbe, bu kez savcılıktan değil, bir kulübün bizzat kendi başkanından geldi. Gençlerbirliği'nin oturan başkanı Arda Çakmak, kendisinden önceki yönetimin çevirdiği düzeni tek tek anlattı. Anlattıkları, resmen bir "şike itirafı" niteliğinde. Üstelik bu itiraf, suçu örtmeye çalışan değil, ortaya döken bir başkanın ağzından döküldü.
Galibiyete 6, mağlubiyete 7: Hesabı futbol açıklayamaz
Çakmak'ın ifşa ettiği tablo, futbol mantığını yerle bir ediyor. Dikkat: Bu primleri şu anki başkan Çakmak vermedi — parayı dağıtan, kendisinden önceki yönetimdi. Çakmak yalnızca perdeyi araladı:
- Kulüp kendi sahasında KAZANDIĞINDA futbolcuya verilen galibiyet primi: 6 milyon TL.
- Deplasmanda Galatasaray'a KAYBEDİLDİĞİNDE futbolcuya dağıtılan prim: 7 milyon TL.
Yani bu yönetim döneminde yenilmek, kazanmaktan pahalıydı — yeter ki doğru rakibe yenilesin. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir kulüp, kaybettiği maça galibiyetinden fazla para ödemez. Ödediyse, bunun futboldaki tek bir karşılığı vardır ve o kelimeyi bu millet çok iyi bilir: şike.
Kendi başkanı söylüyorsa iş bitmiştir
Bu rezaleti "iddia" diye geçiştirmek isteyenlere hatırlatma: Bunu ortaya atan bir rakip, bir gazeteci ya da bir taraftar değil. Bizzat kulübün kendi başkanı. Bir yönetici, kendi kulübünün önceki idaresini bu kadar ağır bir tabloyla ifşa ediyorsa, ortada elle tutulur bir şey var demektir.
Savcılık dosyası da başkanı doğruluyor. Aynı dönemde Gençlerbirliği'nde yöneticilik yapan Özgür Durşen'in, kendi takımının maçlarına rakip lehine ve gol bahislerine 50 kupon oynadığı tespit edildi. Bir diğer eski yönetici Sezgin Özkan'ın kupon sayısı ise 16. Locada kendi takımının kaybetmesine oynayan yöneticiyle, kasadan kaybedilen maça rekor prim yazan yönetim aynı fotoğrafın içinde.
Bu paranın hesabı kuruşu kuruşuna sorulmalı
Şimdi kimse çıkıp "moral primi", "takdir ödemesi" masalı okumasın; alnının teriyle koşan futbolcunun, biletini alıp tribüne gelen taraftarın aklıyla alay etmesin. Kaybedilen Galatasaray maçına yazılan o 7 milyonun; kimin talimatıyla, hangi hesaptan, ne karşılığında ödendiği tek tek ortaya çıkarılmalıdır.
Kulübün kendi başkanı konuştu, savcılık kuponları çıkardı, defter ortada. Bu pisliği örtmeye kalkan kim olursa olsun — hangi koltukta otursa otursun — bu milletin vicdanında çoktan mahkûm olmuştur. Dosya sonuna kadar açılmalı.




